28 Mart 2014 Cuma

Song Seung Heon Türkiye'de Part 3

Song Seung'un Mart ayının başlarında Türkiye'ye gerçekleştirdiği seyahatinin tüm detaylarını aşağıdaki iki partta detaylı olarak paylaşmıştım. 



SH & Asto Japan etkinliği çerçevesinde Nisan ayında gerçekleşecek etkinlik öncesi tanıtım resimleri gelmeye başladı. Bu hafta internette yayınlanan fotoğraflar aşağıdaki gibi :)

Sultanahmet.. Arka fonda iki katlı CityBus rahatlıkla seçiliyor ^^


Taksim/İstiklal Caddesi


Taksim/İstiklal Caddesi (Taksim-Tünel Füniküleri) 

Sultanahmet/Topkapı Sarayı'nın Bahçesi


Beyoğlu yada Sultanahmet'in arka sokaklarında bir yer.


İstanbul Boğazı




İstanbul Boğazı

Kapadokya/İstanbul derleme fotoğraflar

Sultanahmet Meydanı (Arka fonda park ve caminin minareleri seçiliyor)

Song Seung Heon bir el işçiliği denemesi yapıyor.


Derleme fotoğraflar bir videodan ekran görüntüleri şeklinde çekildiğinden net ve büyük değiller. Fotoğrafların orjinalleri yada video yayınlandığında burada paylaşacağım :)

Edit: 01.04.2014 

Fan sayfalarında dolaşan bir fotoğraf. Nerede çekildiğini tartışıyorlardı. Ben tabii hemen tanıdım. Dış hatlar terminali ^^ Arka fondaki güzel sarı İstanbul taksisi de göz kırpıyor ;)



   Sevgiler  

23 Mart 2014 Pazar

Son Tweet Aşkınaaaa ^^

Sevgili arkadaşım Lafea geçtiğimiz hafta başımın etini yiyip yiyip bir fikir bulmam için beni kışkırtıyordu. Tam bu konunun üzerine de  20 Mart gecesi twitter çeşitli bahanelerle Türkiye'de erişime yasaklanınca bize de eğlence çıktı :D :D Ehemm yani konu :)

Diyeceğimiz o ki eğer ki gün gelir de bir gün tüm sosyal mecralar kapatılırsa yada internetin fişi hepten çekilirse son sözünüz ne olacaktır merakımız :)

Lafea şu yazısında gösterişli!!! Gong Yoo fotosu koyarak okuyucunun gözünü gönlünü bayramlara çevirmiş :D Ben de kendi sosyal hesaplarım da son sözlerimi-son resimlerimi ne olur du acaba diyerek sizlerle paylaşıyorum canlarr ^^

Twitterin sözde kapatıldığını öğrendiğimde hemen o gece veda twiti atmıştım aslında ben kendime göre hehe



Ama tabii ki hemen mızıkçılık yapıp bu sayılmaz yaaa... hazırlıksızdım öylesine oluverdi deyim son twitimi yazıyorum.. Hazır mıyızz ???

Son TwittimEmpati yapmayı severim. Bana aşık olanların yerine geçip, kendime bakıyorum da; gerçekten doğru bir tercih yapmışlar.


Son Facebook Mesajım: "Bir insanın hiçbir şeyi olmasa da, rahat bir vicdanı varsa; bu ona bir ömür boyu yeter." (Arda Erel)


Son Tumblr Postum: Sevgide teferruat, şart, şurt, sebep, engel aramayın ;)


Vee benim sosyal medyaya veda mesajlarım böyle olurdu.. Gördüğünüz gibi yine kendimi sevmişim en çok :D :D Peki bu mimi kime göndermek lazım gelir şimdi ^^ 

Mydestiny ve Nabrut canım sizleri seçtim.. Bir güzel mimledim :) Kazanız mübarek olsun hehe

Mydestiny son sözünü söylemiş: TIK TIK

Nabrut canım da The End diyerek noktalamış^^  TIKTIK


♥ Sevgiler ♥

16 Mart 2014 Pazar

Saygısızlık Diz Boyu!!!!!

*****
Sadece isim vermeden, adres belirtmeden yazı yazma işini bir tek sen mi yapıyorsun sanıyorsun. Oku ve ders al! İnsanlığından utan! 
****


Bu sabah gelen bir mesajla bir telefonla elim ayağım boşaldı.. resmen sinirden titredim...

Anladım ki insanlar nasıl katil oluyorlar. Nasıl karşısındaki insanı gözünü kırpmadan öldürebiliyorlar.

Bugün anladım....

Sanal dünya çok çetrefilli bir yer. Bazen yazdığınız bir kelime anlam ve kinaye eklemeseniz bile yanlış anlaşılabiliyor.

Ve sanal dünya size çok güzel, çok derin ve çok anlamdı dostluklar kazandırırken bazen de amansız, anlamsız ve son nefese dek sürecek düşmanlar kazandırabiliyor.

Şimdi size bahsedeceğim daha doğrusu yazacağım mesele çok eski. Konunun başlangıcı aslında beni çok ilgilendirmiyordu. Şöyle söyleyeyim. En yakın dostumu ilgilendiren ve onu çok üzen bir meseleydi. Ve onu çok inciten ve ona zarar veren bir meselede benim onun yanında olmamam, ona destek olmamam ve gözü kapalı (haklı-haksız olması önemli değil)  bu konuya dahil olmamam lafı dahi edilemezdi. 

Bizim açımızdan konu çoktan tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş iken haksız olduğunu bir türlü sindiremeyen, bir türlü kabullenemeyen şahıs bize çeşitli mecralardan (facebook, twitter ve blogu) hakaretler çeşitli laf değdirmeler yapıyordu. Çok şükür aklımız başımızda da bu tür çocuksu hareketlere kanmayacak kadar zekiyiz. 

Şu zamana kadar -dostuma yaptığı yanlışa kadar- kendisini bir gün dahi açıp bakmamış takip etmemiştim. Kahretsin ki çok kaliteli bir zevkim var. Ben sadece sevdiklerime bakarım gerisi benim için mühim değildir. Ve beni tanıyan herkes benim haksızlığa dayanamadığımı ancak mücadelemi her zaman onurlu ve şerefli bir şekilde yaptığımı bilir.

Bu süreç içinde basit hakaretler! (loser?!) şeklinde kelimeler haricinde kendisi için başka hiçbir kelime kullanmamış iken bahsi geçen şahıs bugün yapılabilecek en büyük insanlık ayıbını yaptı.

Şimdi diyeceksiniz ki; nerden biliyorsun ki senden bahsettiğini, neden üstünüze alınıyorsunuz diyebilirsiniz. Zekama hakaret sayarım böyle yazarsanız eğer. 

İkili kavgalara her zaman açığım. Aklını kullanan ve saygı çerçevesini aşmayan her türlü kavgada varım. Ancak kavganın da bir sınırı vardır arkadaşlar. 

Hiç kimse ama hiç kimse benim güzel anneme, canıma, yüreğime, bi taneme dil uzatamaz. Adını ağzına dahi alamaz. 

Şimdi ben bilmiyor muyum burasını yedi sülalesine kadar küfürlerle donatmayı. En alasını bilirim. Ama ben zekiyim, ahlaklıyım, şerefliyim, onurluyum ve gece başımı yastığıma koyduğumda Rabbim'e hesabını veremeyeceğim bir günah işlemiyorum!


***

Dini bütün bir insan gibi davranan birine, vefat etmiş bir insanın hatırası üzerinden bir başkasına saldırmak yakışıyor mu? 


Eğer annen şu yazdığın ibareyi görseydi hakkında ne düşünürdü acaba? 

Sana hakaret edilmişse sen de karşılık verebilirsin ancak her karşılığın bir haddi vardır, senin bir başkasının rahmetli annesine karşı böyle bir saygısızlık yapmaya hiç hakkın yok.

Düşüncesiz, saygısız ve bayağı bir insan olduğunu herkese göstermiş oldun böylece.

Karşı taraftaki kişiler hakkında kötü şeyler yazmışlarsa demek ki onlar haklılar, çünkü seviyen belli!

***


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...