17 Temmuz 2012 Salı

'Kendini Anlat Mimi' Vol.??



Bir önceki yazımda da dediğim gibi yaz sıcağı bloglara vursa da mimlerin hızını kesmede yeterli değil bence :) Karşımızda bir 'Kendini Anlat' mimi var. Hiç sevmem hehehe Sevgili OhYoonJoo beni sevgiyle mimledi ve bana da yazmak düştü. Mim sorular ve cevaplardan oluşuyor. Bakalım ilginç cevaplar bulacak mısınız?

♥ Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız?

Bu soruyu hiç sevmedim. Üzücü şeyleri hiç sevmiyorum. Ama madem soru bu cevaplayayım. Önce yapmak istediğim sehayatleri yapar son üç ayımı da ailemle beraber geçirirdim sanırım. Şu an hayatımda 'aşk' adına birşey olmadığı için acıklı vedalar yok bende :)


♥ Fobileriniz, takıntılarınız var mı, varsa nelerdir?

Takıntı mı? Hmm düzen takıntım vardır. Düzenli ve sistemli olmayan şeyler sinirimi asabımı bozar. Korktuğum şeyler; biraz yükseklik korkum var ama uçağa binerken hiç korkmadım :D Onun dışında öyle 'ölürrüüümmm' diyeceğim bir fobim yok :)


♥ Bir sabah kalktınız ve dünya da hiçbir insanın kalmadığını öğrendiniz. Ne yapardınız?

Vaoooww Cidden böyle bir şey olsa öncelikle kaybettiklerim için üzülür ve uzun süre ağlardım sanırım. Sonra mı?? Eheuhue ver elini DÜNYA =) Ölene kadar günümü gün ederdim sanırım.

♥ Dünyayı dolaşmak isteseydiniz, ilk hangi ülkeden başlardınız? Ve neden?

Bu soru bana şimdi sorulduğu için cevabım Güney Kore olur sanırım. Çünkü gidip görmeyi ve gezmeyi çok istiyorum. Neden mi? Hmm aslında özel bir sebebi yok sadece 'gitmeliyim' dediğim yerler başında ilk sırada. Bir de Gong Yoo Kore'de euheuheuhe

♥ İtiraf edin, prens /prensese dönüşür tesellisiyle, kaç kurbağayı öptünüz?

Valla itiraf ediyorum karşıma o umudu aşılayacak kazma pardon 'kurbağa' çıkmadı hiç. O yüzden tecrübem sıfır. Ama derseniz öper misin? Hani nerede o kurbağa getirin hemen :D


♥ En son yaşadığınız küçük düşürücü, unutamadığınız bir olay?

Oww valla benim böyle olaylarım vardır birkaç tane :D Ama aklıma geldikçe güldüğüm var bir tane. Eski iş yerimde patronun ofisi baştan aşağı dekore edilmişti. O aşamalarda görme imkanımız olmamıştı. Çalışmalar bitince ben de sekretere patronun odasını kast ederek 'İçeride kimse var mı?' dedim. Sekreterde patronun yalnız olup olmadığını sorduğumu zannederek 'Yoook' dedi. Eheeemmm utandırıcı kısım başlıyor. Tabii ben odanın boş olduğunu sanarak gayet laubali odanın kapısını ardına kadar açıp içeri girdim 'Vaayy vayyy vayyy şahane olm........................' Patronla göz göze gelinir ve ışık hızı olay mahalinden uzaklaşılır. Sanırım o anda patrona bişiler geveledim ama hatırlamıyorum tam olarak. Kaçma planı yapmakla meşguldüm euheuheuhe 


♥ Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey?

Cüzdanım, cep telefonum ve mp3 çalarım. Her daim yanımdadır. Makyaj malzemesi bilem yoktur çantamda :D


♥ Hayatınızın bir kitap/film olmasını isteseydiniz, hangi kitap/film olurdunuz?

Kitap olması gerekiyorsa illa hala en sevdiğim kitap sıralamasında ilk sırada yer alan Judith McNaught'un Düşler Krallığı romanı olmasını isterdim. Film olacaksa eğer hmm bu zor bir soru ama aşk olsun macera olsun dolu dolu olsun isterim. O zaman The Mummy 1 ve 2 filmleri şahane olur bence :D


♥ En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak, kendi gezegenine götüreceğini öğrendiğinizde ne yapardınız?

Şimdi burada en yakın arkadaş mevkisine sahip şahsı muhterem LaFea oluyor. Kendisi eğer bir uzaylıysa ve beni çirkin emellerine alet etme planları yapıyorsa direkt NASA'ya şikayet eder sonra ShowTV ye haber ederdim. Gerisini onlar halleder zaten :D 

♥ İsviçre’li bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı deneyen ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra ilk yapacağınız şey nedir? 


Cidden sadece denemek için 1 tanecik hap mı verecekler yoksa sürekli bu haktan yararlanabilecek miyim? Eğer bir kerelik bir haksa zengin olacağım bir yol seçerdim. Eğer sürekliyse ALLAH derim :D

Evet geldik bir 'Kendini Anlat' miminin sonuna. İlk soru haricinde diğer sorular orjinal ve güzeldi. Ve bu mimi bu hafta sahalara yani hem aramıza hem de bloguna dönüş yapan Pudra Tozu'na gönderiyorum. Yazmak istediğin çok şey olduğunu biliyorum ama bu mimi sana göndermek istedim :) Öptüm ve kaçtım ♥

13 Temmuz 2012 Cuma

'BEN' Merkezin Zirveleri...



Bloglarda dolaşan övgüye, iltifata ve çoğu zamanda gerçeklere dayanan 'Beni Bana Anlat' mimi dolaşıyor. Bir süredir sessiz ve derinden mimi takip ediyor ve bana gelmemesi için dua ediyordum :D

Ancaaak bir süredir blogumu ihmal ettiğimden ve mimlerde hız kazanmışken arayı uzatmadan yazmak gerek diye düşündüm :) Şimdi bu mim bana narsistprenses tarafından postalandı :D Aklıma ilk gelen ne oldu biliyor musun 'Mim Canavarı' hehe Ama bana hak vereceksin dimi :) Ne çok mim yazmışsın son zamanlarda :D Ama tabii ki benim diyeceğim içtenliğini ve 'ben' merkezini satırlara aktarmada çok başarılı bir blogger. Eee peki tek satırda anlatılacaktı bu övgü, o zaman 'içten benmerkezci' hehe (benmerkez burada narsistliğe göndermedir yanlış anlaşılmasın sakın)

Şimdi mimin görevini yerine getirdiğime göre şimdi bu mimi paslamakta. Zaten çoğu bloggerada gönderilmiş olması lazım. Ama yine de raconuna uyalım ve bu mimi winpohu ya gönderelim :) 

*Mimin kuralı mimi gönderen kişiyi 'tek kelimeyle' övmek ve bir başkasına postalamak ;)

24 Haziran 2012 Pazar

Queen In Hyun’s Man

2012 yılına zamanda yolculuk, beden değiştirme konusunu içeren diziler damgasını vuracak gibi görünüyor. Queen Inhyun’s Man diziside zamanda yolculuk temasıyla karşımıza çıkan ama bizi beklentilerimizin üzerinde de başarıyla baş başa bırakan bir dizi. Dediğim gibi bu furyaya yani zamanda yolculuk furyasına rastlamasa başarı ve popülerlik elde etme şansı yüksek bir dizi. 

Başrol oyuncuları olsun yan karakterleri olsun birbirinden başarılı. Dizide uyumlu kimyaları olan kişiler seçilmesi, zaman-mekan uyumuna, senaryo boşluklarının şahane bir dehayla tamamlanmasına dikkat edilmesi diziyi diğerlerinin adım adım önünde yer almasını sağlıyor. 

Dizi bol bol romantizm, yerinde+dozunda kullanılmış komedi unsurları ve olmazsa olmazı dram sahneleriyle seyirciyi can evinden yakalayıp final sahnesine kadar bırakmıyor. Sizde ekranınızın karşısında 300 yıl arasında mekik okurken buluyorsunuz kendinizi. 

Dizinin esas kadını Choi Hee Jin karakterini canlandıran Yoo In Na ve esas adamımız Kim Boong Do karakterini canlandıran Ji Hyun Woo gerçekten çok başarılılar. Romantizm sahneleri olsun dram sahneleri olsun rollerini başarıyla yerine getiriyorlar bence. 

Eee o kadar bahsettik dizimizin detaylarından da bahsedelim.



Dizinin Konusu:

Kim Boong Do, başbakan Jang Hee Bin'in entrikalarıyla mevkisini kaybeden Kraliçe In Hyun'un haklarını geri almasını savunan bir alimdir. Eline geçen gizemli bir tılsım sayesinde zamanda 300 yıl ileri giderek günümüz Seul'e gelir. Orada bir TV dizisinde Kraliçe In Hyun rolüyle kariyerinde çıkış yaşamayı uman Choi Hee Jin ile tanışır.




Choi Hee Jin (Yoo In Na): Zamanında Kore'de güzellik yarışmasında derece almış oyunculuk kariyerinde çıkış yapma umudu taşıyan Hee Jin kariyerine oyunculukla devam etmeye karar veriyor. Tarihi bir dizinin oyuncu seçmelerine  Kraliçe In Hyun rolünü oynamak için katılıyor. Aklına geleni söyleyen, önce harekete geçip sonra düşünmeyi tercih eden Hee Jin dizi çekimlerinin yapıldığı gün sarayda 300 yıl öncesinden Seoul'e gelen Kim Boong Do ile karşılaşıyor. Sonra mı ne oluyor? Dedim ya Hee Jin önce harekete geçiyor sonra düşünüyor :D













Kim Boong Do (Ji Hyun Woo): Başbakan Jang Hee Bin'in kraliçeyi yok etme planlarına engel olmaya çalışan saray bilgini Kim Boong Do onu koruması için yapılmış bir tılsım alır. Göğsünün üzerine koyduğu tılsım uğradığı bir saldırı sırasında onu 300 yıl sonrasının Seoul'une götürür. Birden bire bomboş bir sarayda ortaya çıkan Boong Do tuhaf kıyafetler içinde hemde Kraliçe In Hyun olduğunu söyleyen bir kadınla karşılaşır. Sonra mı? =) 






Karakterler hakkında birşeyler daha yazmak istedim ama spoiler vermeden çok zor yaa :) Bu kadarı yeterli hehe Dizinin yan karakterleri bir harika zaten. Hee Jin'in oynadığı dizide başrolde rol alan dizinin yan jönü Han Dong Min çok eğlenceli :) Hele hele Hee Jin'in menajeri var ki akıllara zarar. Kim Boong Do'yu bir sorguya çekişi var ki :D Beni gülmekten öldürdü :D




Dizide senaryo o kadar şahane oluşturulmuş ki beğenmeden yapamıyorsunuz. Tüm konuları birbirine itinayla bağlamışlar. Bu itinalı yaklaşım güzel bir finali de beraberinde getiriyor. Hele hele bir sahne var ki ne desem az gelir;



Yukarıdaki sahne nedir hangi bölüme aittir tek kelime dahi yazmayacağım. Tek diyeceğim izlediğim en güzel sahnelerden birisiydi. Dediğim gibi güzel bir senaryo, başarılı oyuncuların da etkisiyle izlenesi tavsiye edilesi bir dizi ortaya çıkıyor. 

Gördüğüm kadarıyla diziyi pek fazla izleyen yok. Ama hikaru izlemiş ve de şu yazısında tavsiye etmiş. Ben de hikaru'ya katılıyorum. Zira ben bu diziye hikaru'nun şu aşağıda gördüğünüz twitlerinden etkilenerek izleme kararı almıştım. (evet zaman akışında geriye gidip baktım hehe ) Saol hikaru spoilersiz dizi twitlerini dikkatle takip ediyorum ;)



Ne diyordum? İzleyin izletin. İçinizi sıcacık yapan güzel bir dizi. Ben çok beğendim :) Dizinin OST si ayrıca çok güzel. Mutlaka dinleyin ;)

Online izlemek için: LİNK
İndirmek için: LİNK



Dizinin sinema perdesinde sona eren sahneden sonra alternatif bir sonu daha varmış :D Ki ben bu sonu daha çok sevdim hihihi Bende geçen ay öğrenip izlemiştim. Buyrun sizde izleyin bana hak vereceksiniz ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...