11 Haziran 2012 Pazartesi

9 End 2 Outs



Kore dizilerini ilk izlemeye başladığımda fark ettiğim dizilerden birisidir 9 End 2 Outs. Diziyi uzun süre hep izlemek istedim  ama sağda solda yazan şu konu özeti yüzünden hep başka bahara erteledim. 
Hong Nan Hee (Park Soo Ae) sıradan bir yayıncılık şirketinde çalışmakta olan ve her zaman aşkı düşünen bir işçidir. Hong Nan Hee bir gün eski sınıf arkadaşı olan Byun Hyung Tae (Lee Jung Jin) ile karşılaşır. Byun Hyung Tae bir beyzbol takım lideridir. İlan vermek için Hong Nan Hee nin çalışmakta olduğu şirkete gelmiştir. Hyung Tae beyzbol topunu iyi yakalamayı bir çok kadının gözüne girmek için yapabilir ancak bu Nan Hee yi etkilemez çünkü ona göre o bir korkaktır. 9 END 2 OUTS sevginin kaderler ve yaşamları kıyaslamak için beyzbol ile anlatıldığı bir kore dizisidir.
Çok merak ediyorum kim neresinden uydurdu acaba bu konuyu?? Cidden yaa =D Evet ne diyorduk dizinin konusu. Tabii o zamanlar ki bahsettiğim zaman dilimi sanırım 2009-2010 dönemine denk geliyor. O zamanlar dizi izlemek için çoğunluğumuz online yolunu kullanıyorduk ve alt yazıları beklemek çok yorucuydu. Dizilerin konusu hakkında yazılanlara güveniyorduk. Neyse diyeceğim o ki oyuncuları sevdiğimden ve biraz da merakımdan (yukarıdaki konuyla nasıl bir merak uyandıysa bende artık hehe) diziyi izlemeye karar verdim. 

Diziyi izlemeye başlamamla daha önce okuduğum 'konunun' tamamen uydurmasyon+sallamasyon icadı olduğunu gördüm. Zaten daha ilk bölümü izlediğinizde baş kahramanlarımız Nan Hee ve Hyung Tae'nin 'birgün' karşılaşmadıklarını gayet can ciğer arkadaş olduklarını görüyorsunuz. Görür dörmez de okuduğunuz konuda terslik olduğunu anlıyorsunuz.

Bir kere sizi yanıltan en büyük sorun dizinin beyzbol sporu üzerinden ilerlediğini düşündürmesi. Afişler dizilerin çekiciliğinde büyük rol oynuyor doğru. Aşağıdaki afişi gören herkes yukarıda yazdığım dandirik konuyla ilgili olduğunu rahatlıkla düşünebilir.




Dizi beyzbolla alakalı değil. Yani dizide beyzbol oynayan bir yan karakter mevcut dizide. Beyzbolun diziyle net alakası, beyzbol terimlerini bölüm başlarında göstermeleri ve insan ilişkilerine uyarlaması. Onun dışında dizi gayet güzel devam ediyor.

Karakterlerimize gelirsek;



Hong Nan Hee (Park Soo Ae): Bir yayınevinde çalışan, kendi kitabını basma hayalleri kuran, gayet hayalperest bir kadın karakter var karşımızda. Annesi ve kız kardeşinden oluşan bir ailesi var. Kız kardeşi çoktan evlenmiş. Nan Hee annesinin başına kalmış. Annesi de yaptıkları tartışma sonrasında Nan Hee' yi kapının önüne koyuyor. Peki Nan Hee nereye gidecek? En yakın dostuna?



Byun Hyung Tae (Lee Jung Jin): Dizimizin kadın karakteri Nan Hee ile çocukluğa dayanan, sağlam temelli ve kadın-erkek çizgisi dışında devam dostluk ilişkileri var. Şöyle desek çok doğru olur; kıskanılacak bir arkadaşlık. Nan Hee annesi tarafından kapı dışarı edilince ve bazı aksilikler bir araya gelince yakın dostuyla evini paylaşmak zorunda kalıyor. Dostluk bakidir her zaman, şifon sesini duyuncaya kadar hehe 

Dizimizde genç bir beyzbol oyuncusu, onun fanatik bir hayranı, geçmişten gelen istenmeyen kız arkadaş karakterleri mevcut. Ama dizi o kadar güzel gidiyor ki hiç göze batmıyorlar bence :) Ama Nan Hee ve Hyung Tae'nin ilişkileri o kadar güzel ki; mesela erkek karakterimiz bayan karakterimizin iç çamaşırlarına kadar yıkıyor, asıyor, topluyor. Kızımıza yemek yapıyor, hastayken ilaç veriyor. Çok şekerler. Mesela aşağıdaki foto oynadıkları bir oyundan :D



Hele hele Nan Hee'nin jimlastik yapma denemeleri tam bir şaheser bence :D



Diziyi hem online, hem indirip izledim. Bir kez de annemle beraber izledim. Yani demek istediğim ben bu diziyi çok sevdim çok beğendim. Kusursuz şahane ötesi bir dizi demiyorum. Ama insanın içini sıcacık yapan bir dizi. Güldürüyor mu kesinlikle hüzünlendiriyor mu tabii neden olmasın :D 

Dizinin konusunu zaten anlamışsınızdır iki yakın arkadaş ve aralarında aşkın doğması. Aşk mı dostluk mu? Hele hele böylesi güzel bir dostluğa sahipken hangisini seçeceksiniz? Karakterlerin bu sancılı kararında sizde onlarla beraber kıvranıyorsunuz. Güzel şirin tatlı izlenecek bir dizi. İzlemediyseniz tavsiye ederim.

Online izlemek için: LİNK
İndirmek için: LİNK

29 Mayıs 2012 Salı

Acılarla Gelen - Michelle Willingham

Epeydir kitap okumuyordum. Bu kısır döngüyü iki önce e-book indirerek kırmaya karar verdim. Historical kitaplara olan düşkünlüğüm biliniyor zaten. Başlamak için de bir seri de karar kıldım. Ama bu sefer bir yayın evi kitabı yerine, kitap okuma aşkını bana aşılayan Harlequin kitaplarından yaptım tercihimi. Harlequin kitapları yurt dışında çok uzun zamandır türlere göre yayınlanıyordu. Türkiye'de tarihi kitaplar son iki yıldır çok tutmaya ve satmaya başlayınca, Historical kategorisindeki kitaplar hem de seri olarak yayınlanmaya başlandı.

Bu serilerden birisi de MacEgan kardeşlerin hikayelerinin anlatıldığı altı kitaptan oluşan bir seri. Seri sıralaması şöyle;

1- Yasak Tutkular (Kieran O'Brannon & Isault MacFergus)
2- Yasaklı Gelin (Patrick MacEgan & Isabel de Godred)
3- Acılarla Gelen (Bevan MacEgan & Genevieve de Renalt)
4- Şifalı Eller (Connor MacEgan & Aileen Ó Duinne)
5- Sadece Sen (Ewan MacEgan & Honora St Leger)
6- Surrender To An Irish Warrior -Yayınlanmadı- (Trahern MacEgan & Morren Ó Reilly)

Okuyucu yorumlarından anladığım kadarıyla ilk kitap MacEgan kardeşlerle bağlantısızmış. Ben okumamayı tercih ettim. 

İkinci kitabı da yarısına kadar okudum. Kitabın yarısında 6-7 sayfa eksik çıkınca sinir oldum. Dürüst olmak gerekirse konu da biraz sıkıcı ilerliyordu. O yüzden kitabı okumayı bıraktım. Seriye direkt üçüncü kitabı okuyarak devam ettim. Seri İngiltere ve İrlanda arasında yaşanan şiddetli bir savaş sonrasında beş erkek kardeşin başından geçenler hakkında. İlk kitabı okurken savaş ve olanları öğrendiğimden ikinci kitabı okurken adapte olmakta zorlanmadım.

Şimdi kitap hakkındaki detaylara bakalım.



Kitap Harlequin Ekip A.Ş.  tarafından 2012/Ocak ayında Acılarla Gelen adıyla yukarıdaki kapakla raflarda yer aldı. Yazar Michelle Willingham tarafından 2007 yılında 'Her Irish Warrior' adıyla yukarıdaki orjinal kapakla yayınlandı.

Romanın Konusu:

Genevieve de Renalt, sözlüsünden kaçmak zorundaydı ve bunun için düşmanına bile güvenmeye hazırdı.
İrlandalı savaşçı Bevan MacEgan ise tehlike içerisindeki bir kadına sırtını dönemezdi. Yine de onu korumak için ne kadar ileri gidebileceğini kestiremiyordu.
Evlilik, aslında her ikisi için de en uygun çözüm gibi görünüyordu. Oysa Bevan, bir kez daha sevmeyeceğine dair yemin etmişti. Genevieve ile aralarına mesafe koymaya çalıştıkça ona doğru çekildiğini hissediyordu. Kalbinin buzlarını eriten bir kadına nasıl karşı koyabilirdi ki?
Peki ya beklenmedik gelişmeler, Bevan’ı bir seçim yapmaya zorladığında Genevieve’i sonsuza dek kaybetmeyi göze alabilecek miydi?

Kitap 224 sayfadan oluşan tarihi bir kitap. 1171 yılında geçiyor, epey eski bir tarih anlayacağınız. Kitapta hem erkek hem kadın karakterimiz gayet güzel kaleme alınmıştı. Romantizm, nefret, öfke ve yalnızlık gibi duyguları okuyucuya ileten güzel bir yazım var kitapta. Tabii ki çevirideki başarıyı da unutmamak gerekiyor. Güçlü karakterleri olan kitapları seviyorum. Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız kesinlikle şans vermeniz gereken bir kitap. 

Serinin diğer kitabı olan 'Şifalı Eller' kitabına yarın başlamayı planlıyorum. Acılarla Gelen kitabında gördüğümüz çapkın güçlü savaşçı Connor'u bir de aşık bir erkek olarak görelim bakalım =)

Puan: 10/8

26 Mayıs 2012 Cumartesi

İndomie Paket Noodle Çok Leziz

Mart ayında yazdığım İndomie Noodles ~ Ramen Aşkına =) yazımda ramen aşkımdan ve keşfettiğim yeni markadan bahsetmiştim. Carrefourlarda kutu olanları 1.75 TL iken pakette satılanları 0.75 TL gibi bir fiyata satılıyor. Lezzet farkı var mı derseniz kesinlikle evet derim. Paket olanları almanızı şiddetle tavsiye ederim ayrıca. Kutuda olanlarında bulunan yapay tat pakette olmuyor.

Rameni ne kadar sevdiğimi bilmeyen yok artık. Bugün günlerden yine ramen günüydü benim için. Canım çok isteyince ablamla beraber iki paket yapmaya karar verdik. Üşenmedim sizler için bir de görüntüledim ;)

Paketi açıyoruz. Karşımıza noodle ve üç çeşit sos karşımıza çıkıyor.



İki paket pişirdiğimiz için dört su bardağı suyu kaynattık ve sosları ekledik.



Paketten çıkan ramenleri kaynayan soslu suyumuza atıyoruz. Arzu ederseniz ramenleri ikiye kırabilirsiniz.



Ramenleri isterseniz paket üzerindeki tarife göre (5-6 dk) yada iyi pişmiş istiyorsanız 8-9 dk pişirebilirsiniz.



Bir de ufak bir video çektim. Çok hoşuma gitti =))




Piştikten sonra size de afiyetle yemek düşüyor. Yanına da hafif acılı turşu şahane gidiyor benden söylemesi =)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...